Thread Content
Eski şiir üç dizeye çevrildi, komik olmuş! Hep birlikte deneyin. İnternet versiyonu: Öğlen vakti tarla sürüyorum, Terim tahılın altındaki toprağa damlıyor. Kim bilir ki tabaktaki yemek zehirlidir. Gündüz dağların ardında kaybolur, Sarı Nehir denize akar. Binlerce mil uzağı görmek istiyorsanız, sis vardır. Rizhao’daki tütsü kazanından mor dumanlar yükselir; uzaktan bakıldığında şelalelerin nehir üzerinde asılı kaldığı görülür. Uçan sular üç bin fit aşağıya dökülüyor, A hisseleri.
Göğüs göğüs göğüs, boyununu kaldırıp göğe şarkı söylüyor. Beyaz tüyleri yeşil suda yüzüyor, kırmızı soslu: lol
Hatırlayabildiğim eski şiirler sadece bunlar, üstelik sen de onları değiştirdin
Yatak başında ay ışığı, yerde iki çift ayakkabı. Başını kaldırıp aya baktım, acele etmeden
Çiçekler arasında bir sürahi şarap, yalnız içiyorum, yanımda kimse yok. Kadehi kaldırıp ayı davet ediyorum, ama yemek yok!
Bin dağda kuş sesi duyulmuyor, binlerce yolda insan izi kalmamış; yalnız bir tekne, üzerinde pelerinli ve şapkalı bir adam, eski eşini arıyor.
Uzaklarda soğuk dağlarda eğri bir taş yol var; beyaz bulutların olduğu yerde insan evleri bulunur. Araç park edip akşam kızıl yapraklar arasında sevişmek, gizli çekim!
Bu gönderi en son 2016-12-17 21:40 tarihinde slll611 tarafından düzenlendi. Güzel kadın, ipek perdeyi çekmiş; derin bir şekilde oturmuş, kaşlarını çatmış. Gözyaşı izleri ıslaktı, aktı.
Boş dağlarda insan görünmüyor, sadece insan sesleri duyuluyor. Geri ışık derin ormana giriyor, hemen işe!
Rizhao’daki tütsü kazanından mor dumanlar yükselir; uzaktan bakıldığında şelalelerin nehir üzerinde asılı kaldığı görülür. Şelaleler üç bin fit yükseklikten dökülüyor, kirli sular
Yatak başında ay ışığı parlıyor, sanki yerde kırağı varmış gibi. Başımı kaldırıp aya bakıyorum; pencere yok. İlkbaharda uykuda olduğum için sabah olduğunu fark etmiyorum. Her yerden kuş sesleri geliyor. Gece boyunca rüzgar ve yağmur sesleri duyuluyor. Ev yok. Binlerce dağda kuşlar uçmuyor; binlerce yolda insan izi yok. Yalnız bir tekne, üzerinde pelerinli yaşlı bir adam… Donmuş durumda
Eski dost batıya doğru Huanghe Kulesi’nden ayrılır, Mart ayında havai fişekler eşliğinde Yangzhou’ya gider; yalnız yelkenin izi mavi gökyüzünde kaybolur, kaçıp gider.
Li Bai tekneyle yola çıkmak üzereyken, kıyıda bir ayak sesi duydu. Peach Blossom Gölü’nün suları bin zira derin, Wang Lun’a ithaf.
Herkes gerçekten yetenekli, arkadaşlar harika.
Li Bai tekneyle yola çıkmak üzereyken, kıyıda bir ayak sesi duydu. Peach Blossom Gölü’nün suları bin fit derinlikte, pat!
Jiangnan’da nilüfer toplanabilir, nilüfer yaprakları ne kadar da güzeldir. Balık, nilüfer yapraklarının arasında oynuyor, oltaya takıldı!
Gündüz dağların ardında kaybolur, Sarı Nehir denize akar. Binlerce mil uzağı görmek istiyorsan, miyop ol.