Thread Content
Çin Petrol Üniversitesi profesörü Feng Lianyong, yaptığı “petrol zirve” teorisi çalışmalarına dayanarak, mevcut ulusal ekonomik gelişim modeline göre 2020 ve 2030 yıllarında ülkenin ihtiyaç duyacağı petrol miktarlarının sırasıyla 530 milyon ton ve 650 milyon ton olacağını öngörüyor. Yerli petrol üretiminin ise 2015 yılında zirveye ulaştıktan sonra azalmaya başlaması bekleniyor; zirve üretim miktarı da 200 milyon tonu geçmeyecek. Bu durum, gerekli olan dış petrol ithalatının giderek artacağı anlamına geliyor. 2020 ve 2030 yıllarında yerli arz-talep açığı sırasıyla 336 milyon ton ve 488 milyon ton olacak. Bundan anlaşıldığı üzere, ülkemizin gelecekteki petrol kaynakları arz durumu oldukça ciddidir. Petrol tedarikindeki dışa bağımlılığın artmasıyla birlikte, ülkemizin petrol kaynaklarının güvenli ve istikrarlı bir şekilde temin edilmesi sorunu giderek daha belirgin hale gelmektedir. Bu durum, ülkemizin ulusal ekonomisinin güvenli bir şekilde işlemesini ve sürdürülebilir, istikrarlı bir şekilde gelişmesini engelleyebilecek potansiyel bir faktör haline gelecektir. Bu nedenle ülkemiz, gelecekteki petrol kaynaklarının tedarik güvenliğini ve güvenilirliğini nasıl artıracağı sorununu çözmek için stratejik bir yaklaşımla bu konuya **büyük önem vermektedir ve çalışmalarına başlamıştır**. Şu ana kadar ülkemizin petrol kaynaklarının tedarik güvenliğini artırmak için belirlediği stratejik önlemler esas olarak şunları kapsamaktadır: Yurtdışındaki petrol arama ve geliştirme yatırımlarını artırmak, ülke içinde petrol rezervlerini büyük ölçüde artırmak ve ithal ham petrolün kaynaklarını ile taşıma yöntemlerini çeşitlendirmek için gerekli koşulları oluşturmak. Özellikle, ithal edilen ham petrolde kaynakların çeşitlendirilmesi ve taşıma yöntemlerinin çoğaltılması, ülkemizin petrol kaynaklarına ilişkin tedarik güvenliğini artırmak için alınacak bir dizi önemli stratejik adımın en kritik bileşenleri arasında yer alacaktır.
Geçen yıl tekrar **petrol rezervleri inşa edilmeye başlandı