Thread Content
1.jpg Bugün, iş kazası tespiti konusunda herkesin öğrenmesi ve anlamasına yardımcı olmak amacıyla 5 gerçek vaka derledik. 1. İşçi, iş kazası nedeniyle hastanede yatarken tekrar düşerse bu durum iş kazası olarak kabul edilebilir mi? Dava özeti: Hu, bir iş yerinde çalışan bir kişidir. 31 Mayıs 2014'te Hu, iş yerinde dikkatsizlik sonucu kafasından yaralandı ve daha sonra yasal olarak iş kazası olarak kabul edildi. 14 Aralık 2014’te, Hu isimli kişi hastanede yatarken dikkatsizce düşerek dalak hasarı geçirdi. Olaydan sonra Hu, iş kazası nedeniyle hastanede yattığı süre zarfında düştüğünü ileri sürerek yerel sosyal sigorta idaresine tekrar iş kazası tespiti talebinde bulundu. Yerel sosyal sigorta idare organı, yaptığı inceleme ve doğrulamaların ardından, “İş Kazası Sigortası Yönetmeliği”nin on dördüncü maddesi hükümlerine dayanarak Hu’nun iş kazası olarak kabul edilmeyeceğine karar verdi. Hu, buna itiraz ederek yerel halk mahkemesine idari itirazda bulundu; ancak yerel halk mahkemesi, sosyal sigorta idare organının Hu’yu iş kazası olarak kabul etmeme kararını yasalara uygun olarak onayladı. Değerlendirme: “İş Kazaları Sigortası Yönetmeliği”nin on dördüncü maddesinde “Çalışanların iş saatleri içinde ve iş yerinde, işle ilgili nedenlerle kaza sonucu yaralanmaları” hükme bağlanmıştır ; Veya iş nedeniyle dışarıda bulundukları sırada, işle ilgili sebeplerden dolayı yaralanmaları veya kaza geçirip kaybolmaları durumunda, bu durum iş kazası olarak kabul edilmelidir. Bu davada, Hu’nun iş kazası nedeniyle hastanede tedavi görmesi gerçek olsa da, hastanede kaldığı süre ne çalışma saatleri içindeydi ne de iş yeriydi; ayrıca herhangi bir işle ilgili faaliyet de yürütmemişti. Meydana gelen düşme olayı da iş nedeniyle olmamıştı ve bu durum, “İş Kazaları Sigortası Yönetmeliği”nin on dördüncü maddesinde belirtilen koşullara uymamaktadır. Özetle, yerel sosyal sigorta idare organının Hu’yu iş kazası olarak kabul etmeme kararı, yasal düzenlemelere uygundur. 2. Çalışan, işten eve yürüyerek dönerken yanından geçen bir aracın düşürdüğü çelik malzeme tarafından yaralandı; bu durum iş kazası olarak kabul edilebilir mi? Dava özeti: Wang, bir şirkette çalışan bir kişidir. 22 Temmuz 2013 tarihinde saat 11:45 sıralarında, Wang isimli kişi işten çıkıp bir kavşağa doğru yürüyordu. Başka bir kişi tarafından kullanılan panelvan araç, inşaat sırasında kullanılan bir koruma düzeneğine çarparak Wang’ı yaraladı. Yerel trafik polis biriminin kaza işlemleri bölümü bir belge düzenledi: “...Yapılan saha incelemesine göre, bu yol bölümü inşaat nedeniyle kapalı durumdadır.” Bu küçük otobüs, inşaat halindeki bir yapıda kullanılan çelik kabloya çarparak yürüyen Wang’ı yaraladı. Daha sonra bu dosya, yetkili polis karakoluna havale edildi. ”Karakol daha sonra bir belge düzenleyerek şunları belirtti: “22 Temmuz 2013 tarihinde saat 11:45’te, 122 numaralı hattan gelen ihbar üzerine olay yerine gittik: … Bu olay bir medeni uyuşmazlık olup, anlaşma yoluyla çözülmesi gerektiği bildirildi.” ”Olaydan sonra, Wang yerel sosyal sigorta idaresine iş kazası tespiti başvurusunda bulundu. Yerel sosyal sigorta idare organı, yaptığı inceleme ve doğrulamaların ardından, “İş Kazası Sigortası Yönetmeliği”nin on dördüncü maddesinin altıncı fıkrasındaki hükümlere dayanarak, Wang’ın iş kazası olarak kabul edilmemesine karar verdi. Wang, buna itiraz ederek yerel halk mahkemesinde idari dava açtı. Mahkeme yaptığı inceleme sonucunda, sosyal sigorta idare organının Wang’ın iş kazası olarak kabul edilmemesine ilişkin kararını onadı. Değerlendirme: “İş Kazaları ve Meslek Hastalıkları Yönetmeliği”nin on dördüncü maddesinin altıncı fıkrasında, “Çalışanların işe gidip gelirken, kendi asıl sorumlulukları dışındaki trafik kazaları veya şehir içi raylı taşıma, yolcu feribotları, tren kazaları sonucu yaralanmaları durumunda bunların iş kazası olarak kabul edilmesi gerektiği” hükme bağlanmıştır. Bu davada, Wang’ın işten dönerken bir kaza geçirerek yaralanması gerçekleşse de, bu kaza trafik yönetim organları tarafından bir trafik kazası olarak kabul edilmemiştir ve iş kazası olarak sayılması gereken yasal durumlar arasında yer almamaktadır. Özetle, yerel sosyal sigorta idare organının Wang’ın iş kazası olarak kabul edilmemesine dair kararı, yasal düzenlemelere uygundur. Ilgili kişi, yasalara göre yerel halk mahkemesinden sivil tazminat talep edebilir. 3. Kurumun düzenlediği gelişim eğitimlerinde yaralanmak iş kazası sayılır mı? Dava özeti: Huang, bir ortaokul öğretmenidir. 20 Nisan 2014’te, Huang isimli kişi kurumun düzenlediği bir gezi sırasında yapılan gelişim eğitimi sırasında dikkatsizce düşerek yaralandı. Teşhisi: bel kası burkulması ve lomber omur kırığıydı. Olaydan sonra, Huang yerel sosyal sigorta idaresine iş kazası tespiti başvurusunda bulundu. Yerel sosyal sigorta idaresi başvuruyu kabul ettikten sonra, Huang’ın öğretmenlik yaptığı ortaokula delil sunma bildirisi gönderdi. Okul, Huang’ın yaralanma sürecini kabul ettiğini ancak bunun işle ilgili olmadığını ve iş kazası sayılmayacağını belirtti. Yerel sosyal sigorta idare organı, yaptığı inceleme ve doğrulamalar sonucunda, “İş Kazası Sigortası Yönetmeliği”nin on dördüncü maddesinin beşinci fıkrasındaki hükümlere dayanarak Huang’ın iş kazası geçirdiğine karar verdi. Değerlendirme: “İş Kazaları Sigortası Yönetmeliği”nin on dördüncü maddesinin beşinci fıkrasında, “Çalışanların iş nedeniyle dışarıda oldukları sırada işle ilgili sebeplerle yaralanmaları veya kaza sonucu kaybolmaları durumunda bunun iş kazası olarak kabul edilmesi gerektiği” hükme bağlanmıştır. Bu davada, Huang isimli kişi iş yerinin düzenlediği eğitim programına katılırken yaralandı. Bu durum, iş amaçlı bir seyahat sırasında meydana geldiğinden, iş nedeniyle yaralandığı kabul edilmelidir. Özetle, yerel sosyal sigorta idare organının Huang’ın iş kazası geçirdiğine dair karar vermesi yasal düzenlemelere uygundur. 4. Çalışanlar, iş saatleri içinde kişisel nedenlerle yaralanırsa bu durum iş kazası olarak kabul edilebilir mi? Dava özeti: Zhang, bir sigorta şirketinin şubesinde çalışan bir kişidir. Kasım 2013’te, Zhang bir arkadaşını ziyaret etmek için başka bir şubeye gittiğinde, oradaki çalışan Feng ile tartıştı. İkili arasındaki itişme sırasında Zhang’ın sol gözü Feng tarafından yaralandı. Yerel karakol sorgu tutanağında şunu belirtmiştir: “Taraflar kişisel nedenlerden dolayı tartıştı.” Olayın ardından Zhang, yerel sosyal sigorta idaresine iş kazası tespiti için başvuruda bulundu. Yerel sosyal sigorta idaresi yaptığı inceleme sonucunda, “İş Kazaları Sigortası Yönetmeliği”nin on dördüncü maddesinin üçüncü fıkrasındaki hükümlere dayanarak Zhang’ın iş kazası olarak kabul edilmemesine karar verdi. Zhang, bu karara itiraz ederek yerel halk mahkemesinde idari dava açtı. Mahkeme yaptığı inceleme sonucunda, sosyal sigorta idare organının Zhang’ın iş kazası olarak kabul edilmemesine ilişkin kararını onadı. Değerlendirme: “İş Kazaları ve Meslek Hastalıkları Yönetmeliği”nin on dördüncü maddesinin üçüncü fıkrasında, “Çalışanların iş saatleri içinde ve iş yerinde, görevlerini yerine getirirken maruz kaldıkları saldırı gibi beklenmedik yaralanmaların iş kazası olarak kabul edilmesi gerektiği” hükme bağlanmıştır. Bu davanın odak noktası, bir çalışanın iş saatleri içinde ve iş yerinde görevlerini yerine getirirken nasıl bir zarar gördüğünün nasıl tespit edileceğidir. Polisin Zhang ve Feng hakkındaki sorgu tutanakları, tanık ifadeleri, dava uzlaşma anlaşması gibi ilgili kanıtlara göre, Zhang’ın iş saatleri içinde Feng ile çatışma yaşayarak yaralanmış olmasına rağmen, bu yaranın yerine getirdiği iş görevleriyle doğrudan bir nedensellik ilişkisi bulunmadığından bunun iş kazası olarak kabul edilmemesi gerekmektedir. Özetle, yerel sosyal sigorta idare organının Zhang’ın iş kazası olarak kabul edilmemesine dair verdiği karar, yasal düzenlemelere uygundur. 5. Çalışan, işe giderken sarhoşluk nedeniyle ve kendi asıl sorumluluğu olmaksızın bir trafik kazası geçirirse, bu durum iş kazası olarak kabul edilebilir mi? Vaka: Tan, bir emlak yönetimi şirketinde çalışan bir kişidir. 5 Ağustos 2014 tarihinde saat 20.00 sıralarında, Tan isimli kişi gece vardiyasına gitmek için yoldan karşıya geçerken, Zhao isimli kişinin kullandığı motorlu araç tarafından çarpıldı ve yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Yapılan testlerde, Tan’ın kanındaki etanol oranının 370 mg/100 ml olduğu tespit edildi; bu da ciddi bir sarhoşluk durumu anlamına geliyor. Yerel kamu güvenlik ve trafik polisi birimi, “Trafik Kazası Değerlendirme Raporu”nda, Tan’ın alkollü olması nedeniyle kendini tanıma ve kontrol etme yeteneğini kaybettiğini, Zhao’nun ise aşırı hızlı sürüş yaparak yol durumunu dikkate almadığını belirleyerek, her iki tarafın da bu trafik kazasında eşit derecede sorumlu olduğuna karar verdi. Olaydan sonra, Tan’ın ailesi yerel sosyal sigorta idaresine iş kazası tespiti için başvuruda bulundu. Yerel sosyal sigorta idaresi yaptığı inceleme sonucunda, “İş Kazaları Sigortası Yönetmeliği”nin on altıncı maddesinin ikinci fıkrasındaki hükümlere dayanarak Tan’ın iş kazası olarak kabul edilmemesine karar verdi. Tan’ın akrabaları buna itiraz etti ve Tan’ın işe giderken kendi asıl hatasından kaynaklanmayan bir trafik kazası sonucu yaralandığını ileri sürerek yerel halk mahkemesine idari dava açtı. Mahkeme yaptığı inceleme sonucunda, sosyal sigorta idare organının Tan’ın iş kazası olarak kabul edilmemesi yönündeki kararını onadı. Değerlendirme: “İş Kazaları ve Meslek Hastalıkları Sigortası Yönetmeliği”nin on altıncı maddesine göre, “Çalışanlar bu yönetmeliğin on dördüncü ve on beşinci maddelerindeki şartları karşılıyor olsalar bile, eğer sarhoş durumundalarsa, iş kazası olarak kabul edilemez veya iş kazası sayılmaz”. Bu davada, Tan, işe giderken kendi asıl kusurunun olmadığı bir trafik kazası geçirmiştir. Bu durum, “İş Kazaları Sigortası Yönetmeliği”nin on dördüncü maddesinin altıncı fıkrasındaki hükümlere uymaktadır; ancak kaza anında sarhoş durumdaydı, bu nedenle bu durum iş kazası olarak kabul edilmemelidir. Özetle, yerel sosyal sigorta idare organının Tan’ın iş kazası olarak kabul edilmemesine dair kararı, yasal düzenlemelere uygundur. Kaynak: Çin İş Kazası Sigortası